TarimSuTV
Canli Izle
Uydu Frekanslarimiz
TÜRKSAT
FREKANS :11862
POLARİZASYON : HORİZONTAL (H) YATAY
SEMBOL : 27500
FEC : 5/6
   

 

ANKET

Televizyonumuzda hangi programlara ağırlık vermemizi istersiniz?

Hayvancılık(28%)
Budama(15%)
Fidancılık(7%)
Arıcılık(11%)
Sebzecilik(9%)
Meyvecilik(27%)


310 kişi oyladı.

Yayın Akışı
Detay
Analiz
Detay
Fide Yetiştiriciliği
Detay
Hayvan Sağlığı
Detay
Hayvancilik
Detay
Meyve Yetiştiriciliği
Detay
Bizim Köyün Hikayesi
Detay
Meyve-Sebze Değerlendirme
Detay
Tarım Makinaları
Detay
Sera Yetiştiriciliği
Detay
Sebze Yetiştiriciliği
Detay
Tarımda Geçen Hafta
Detay
Tarımda İz Bırakanlar
Detay
Tarımsal Sulama
Detay
Tarla Bitkileri
Detay
Toprağın Adı
Detay
Analiz
Detay
Toprağın Adı
 
Haberler

Besiciliğin KURALLARI

Unutmayalım ki hayvanların verim gücü ırk özellikleriyle sınırlıdır.Şöyle ki kalıtsal yapısı bir günde en çok 1 kg ağırlık artışına uygun bir besi sığırından nekadar iyi bakarsanız bakın daha fazla ağırlık artışı sağlayamazsınız.
Kısa sürede,daha az yemle daha fazla canlı ağırlık sağlamak için ırkları doğru seçmeliyiz.
Genç hayvanlarda ağırlık artışı et,yaşlılarda ise yağ şeklinde olur.Yağ birikimi ete göre daha fazla yem gerektirir.Özet olarak yaşlı hayvanların 1 kg canlı ağırlık için yedikleri yem,genç hayvanlardan daha fazladır.
Besiye alınacak hayvanlarda büyüme hızının en yüksek olduğu genç hayvanları tercih etmeliyiz.
Buzağılık döneminde iyi beslenemeyen,uzun süre hastalık geçirmiş olan hayvanların iskelet yapısı zayıf olur.Bunlarda istenilen canlı ağırlık kazancı sağlanamaz.Besiye alınacak hayvanları satın alırken iskelet yapılarına bakın,sırt ve bel kısımlarının uzun ve geniş,sağrılarının geniş olmasına dikkat edin. Zayıf hayvanlarda risk yüksek olur.Zayıflığın yem yetersizliğine bağlı olduğundan emin değilseniz,iyi durumdaki hayvanları tercih etmelisiniz.
Nakiller,açlık,susuzluk,hava değişikliği,yorgunluk gibi nedenler hayvanlarımızda strese neden olur.Nakiller sırasında çarpma ve sürtünmeler sonucu tırnaklarda çatlaklar,ayaklarda ve vücudun diğer kısımlarında çizik ve bere şeklinde yaralanmalar meydana gelebilir. Bu yaralar en kısa sürede tedavi edilmeli,vücuda mikropların girip,irinli apseleşmelerin oluşması engellenmelerdir.
Yukarıda belirtilen stres faktörleri hayvanın direncini düşürür.Akciğer hastalıkları başta olmak üzere pek çok hastalık nakil sonrası karşılaşacağımız problemlerin başında gelir.
Besicilikte verimliliği artıran önemli faktörlerden biriside uygun barınma ortamının temin edilmesidir.
1- Ahırın havalandırılmasına dikkat edilmelidir.Pencere ve kapıları sıkıca kapatılan havasız ahırlarda hayvanlar sağlıklı kalamaz.Yemden yararlanma yavaşça düşer ve canlı ağırlık artışı yavaşlar.

2-Ahırın çok sıcak ve rutubetli olmasına izin vermeyin.Çok sıcak ahırlarda vücut sıcaklığı dışa verilemez.Hayvanların iştahları azalır.Yemden yeterince yararlanamaz,istenilen canlı ağırlık artışı olmaz.
Ahır rutubetli değilse soğuktan korkmayın.Hayvanları hava cereyanından koruyun.Kapalı ahırlarda en uygun sıcaklık10-15 C arasındadır.Bu sıcaklıkta hayvanlar en az yemle en çok canlı ağılık artışını sağlar.

3-Ahır zemininin çok ıslak,çamurlaşm
ş olması ağırlık artışını azaltır.Hastalıklardan korunmanın temel prensiplerinden birisi de temizliktir. Besiye başlamadan önce ahır tabanına sönmemiş kireç serin,su ile ıslattıktan sonra bir süre bekleyin.Ertesi günü süpürüp toplayın.Zemini bol su ile yıkayın.Duvar ve tavandaki çatlakları tıkadıktan sonra sönmemiş kireçle badana yapın.

BESİCİLİĞİN KURALLARI 2
Yemlik ve sulukları temizleyin. Hayvanları bulaşıcı hastalıklara karşı aşılatın. Besi için alınan hayvanlarda iç vew dış parazit olma ihtimali çok yüksektir.Parazitler hayvanların yemlerine ortak olur.Bu hayvanlar yemden yararlanamaz,canlı ağırlık artışları azalır,yapılan aşılar tam bir bağışıklık sağlamaz.Aşıları yapıldığı halde hasta olabilirler. Bu nedenle besiye başlarken hayvanlar paraz tlere karşı ilaçlanmalıdır. Hayvanların sindirim faaliyetlerinin düzgün olabilmesi için yeterli miktarda kaba yem verilmesi gerekir.Kaba yemler çok verilecek olursa hayvanlar iyi beslenemez,az verilirse mide hastalıklarına yakalanırlar.
Kesif yemler kaba yemlerle birlikte,dengeli olarak hayvanlarınıza ihtiyaçları kadar ve alıştırılarak verilmelidir.Birden bire fazla miktarda verilirse sindirim bozukluklarına yol açar.
Uygun şartlarda muhafaza edilmeyen yemler bozulur,küflenir.Kemirgenler,kuşlar ve diğer zaralılar yemleri kirletirler.Böylece yemler hayvanlarınızı hastalandırır,beside verim düşüklüğü olur.

1-Yemlerinizi rutubetsiz,serin ve havadar yerlerde muhafaza ediniz.

2-Kesif yemlerinizi torbalanmış olarak alıyorsanız,torbalşarı tahtadan yapılmış ızgaralar üzerine duvarlara yaslamadan,aralarında hava boşluğu olacak şekilde yerleştirin.
Ani yem değişiklikleri sindirim bozukluklarına yol açar.Besi başına da kaba yem ağırlıklı rasyon tercih edilmeli,kesif yem miktarı azar azar artırılmalı,besi sonlarında kesif yem ağırlıklı rasyon kullanılmalıdır.
Besiye alınan hayvanların sağlığı,besi de karlılığı etkileyen faktörlerin başında gelir.
Besiye başlamadan önce veteriner hekiminize baş vurarak hayvanlarınızı sağlık kontrolünden geçirin.Sonradan pazardan aldığınız hayvanları besiye katmayın.Mutlaka besiye katmanız gerekiyorsa 2-3 haftalık bir karantina süresinden sonra besiye katın.
Bilindiği gibi beside amaç kısa süre de en ucuz ve fazla eti elde etmektir.Bu nedenle tedaviye cevap vermeyen yada beklenilen performansı gösteremeyen hayvanları besiden çıkartın.
Hayvanlarınızın hastalıklara yakalanmaması için koruyucu tedaviye önem vermelisiniz.

Öncelikle;

1-Bulaşıcı hastalıklara karşı aşılanmalar tamamlanmalı
2-Paraziter hastalıklara karşı ilaçlama yapılmalıdır

PARAZİTLİ HAYVANLARDA GÖRÜLEN BELİRTİLER

1-İştahın iyi olmasına rağman hayvanın gelişimi yavaşlar,kansızlık ve kaslarda zayıflık vardır

2-Kıllar karışık ve mattır
3-Zaman zaman kabızlık ve ishal görülebilir

4-Solucan olan buzağılarda ağız ve ahır havası sarımsak kokar

5-Buzağılarda sara benzeri nöbetler görülür

6-Çene altında şi,şlikler olabilir

7-Öksürük görüle bilir

8-Solunum sayısında artış,nefes darlığı görülebilir.İleri durumlarda hayvan ağzını açarak nefes alır.

KOYUNLARIN ÖNEMLİ VİRAL HASTALIKLARI

Hastalık nasıl bulaşır ?

Hasta hayvanların çiçek yaralarından düşen parçalar ve öksürükle saçılan hastalık etkeni yemlikleri, eşyaları ve çevreyi bulaştırır. Yakın temasla yada bulaşık malzemelerle temasla hastalık sağlam hayvanlara kolayca bulaşır.

 

Hastalığın belirtileri nelerdir ?

Yüksek ateş, titreme, burun akıntısı, solunumun artması görülen ilk belirtilerdir. Göz kapakları şişer, baş, kuyruk altı, karın ve bacak içlerinde kırmızı yuvarlak lekeler oluşur. Daha sonra bu lekeler kabarır, sertleşir, ve içinde sıvı toplanır ve sararıp kabuklaşır. Yetiştiriciler arasında buna kara çiçek denir. Kabuklar yaklaşık bir hafta içinde düşer, yerlerinde açık renkli iyileşme dokuları kalır. Gebe hayvanlar yavru atar. Kuzu ve oğlaklarda hastalık daha şiddetli seyreder.

Bakımı iyi olmayan sürülerde, kalabalık ağıllarda, saf ırklarda, genç hayvanlarda ölüm oranı yüksektir. Hastalık 3 hafta sürer. İyi bakılan sürülerde ölüm oranı % 5, kuzularda ve saf ırklarda % 50’ye varır.

 

Nasıl tedavi edilir ?

Hasta hayvanların tedavisi mümkün değildir. Hastalıktan şüphe edildiğinde hasta ve sağlam hayvanlar ayrı yerlere alınarak hemen Veteriner Hekime haber verilir.

 

Hastalık çıkışı nasıl engellenir ?

Sürüye yeni hayvan katılacağı zaman hayvan dikkatle muayene edilmelidir. Koç katımından önce sürüye çiçek aşısı yaptırılmalıdır. Gebe hayvanlara aşı uygulanmaz. Ancak hiç bir zaman hastalığın görüldüğü sürüye aşı uygulanmaz.

İhbarı mecburi bir hastalıktır. Aşı yapıldıktan 21 gün sonra bağışıklık başlar ve 8 ay sürer. Sürüde hastalık başlayınca, hastalar hemen ayrılarak bulaşma önlenmelidir.

Çiçekli hayvanlar kesilmemeli, etleri yenmemelidir. Deri ve yünleri dezenfekte edildikten sonra kullanılmalıdır.

BESLENMEYE BAĞLI HASTALIKLAR

GEBELİK ZEHİRLENMESİ:

İkiz kuzulama hastalığı olarak da bilinen bu hastalık, yemdeki enerji kaynağının yetersizliği sonucu ortaya çıkar. Hastalık, iştahsızlık, sendeleyerek yürüyüş, kafayı yana doğru bükme, yere uzanma ve sonuçta komaya girerek ölümle sonuçlanır. Koyunlarda gebeliğin son iki haftasında kendini gösteren bu durum, tek yavrulayan koyunlardan çok, iki yavrulu koyunlarda daha fazla görülür.

Yüksek verimli koyunların gebelik dönemindeki yönetimi ve beslemesi oldukça önemlidir. Koyunların gebe kalma oranlarını artırmak için çiftleşme döneminde sağlam bir vücuda sahip olmaları gerekir. Ancak beslenmeleri gebeliğin ilk üç ayında azaltılmalı son iki ayında ise tekrar artırılmalıdır. Tedavisinde kandaki şeker düzeyinin damardan glikoz verilerek yükseltilmesi ile olur. Hayvanlara yüksek enerjili yemler verilmesi gereklidir.

 

 

SÜT HUMMASI:

Hastalık, daha çok erken laktasyon yada gebeliğin sonundaki koyunlarda stres ve açlık durumunda ortaya çıkar. Yüksek düzeyde hububat içeren veya fazla sulu çayırlarda otlayan hayvanlarda bu hastalık görülebilir. Süt verimi sırasında vücutta fazla miktarda kalsiyum kullanılması sonucu, yenilen yemlerle yeterli miktarda kalsiyum alınamaması durumunda ortaya çıkan süt hummasında hayvanlar sinirlidirler, halsizdirler , uzanırlar koma hali görülür. Tedavisinde damardan kalsiyum enjeksiyonu yapılır. Gebe hayvanlar stresten uzak tutulur.

 

ÇAYIR TETANİSİ:

Süt veriminin ilk dönemindeki bir koyun beslenme hastalığıdır. Kandaki magnezyum düzeyinde ani bir düşüş vardır. Koyunlar genellikle aşırı sinirlidirler ve durum hızla ilerler.

KOYUNLARDA ÜREME VE DÖL VERİMİ

Bunun ilk şartı yetiştirdiğimiz koyunlardan düzenli olarak ve çok miktarda yavru elde etmekle olur.

Elde edilen yavru sayısı ne kadar yüksek ise dışarıya satılarak gelir getirecek hayvan sayısı da o kadar yüksek olur. Yine elde edilen yavru sayısı ne kadar yüksek olursa kendi sürümüzde en iyi gençlerin kalması sağlanır. Böylece her sene sürünün verim düzeyi artar.

ÜREME

Erkek ve dişi koyunlar çiftleşerek yavrular meydana getirirler ki biz bu olaya üreme diyoruz.

Doğan yavrunun büyüyerek ergin hale gelmesi, yani cinsel organlarının gelişerek çiftleşmeye hazır olması için belirli bir süre geçmesi gerekir. Bu süre öncelikle hayvanın ırkına bağlıdır. Erken gelişen ırkların yavruları daha kısa sürede ergin hale gelirler.

Aynı ırkın içinde daha iyi bakım beslemeye tabi tutulan hayvanlar daha çabuk gelişirler.

Koyunlardan yavru alamadığımız yıl o hayvanı boşuna beslemişiz demektir.

Yine sıcak iklimde yaşayan hayvanlar daha çabuk erginleşirler. Cinsler arasında ise erkek hayvanlar daha erken damızlıkta kullanılma çağına ulaşırlar. Erkek hayvanlar, gelişme durumuna göre 5-6 aylık iken, dişi hayvanlar 6-10 aylık iken çiftleşme isteği gösterir.

Dişi ve erkek yavrular bu yaşlarda birbirlerinden ayrılarak ayrı ayrı yerlerde barındırılmalıdırlar .

KOÇA VERME

Erkek ve dişi tokluyu ne zaman damızlıkta kullanacağız , yani erkek tokluyu ne zaman koç katımında kullanacağız, dişi tokluya ne zaman koç katacağız?

Erkek ve dişi tokluları kullanmak için acele etmemeliyiz. Eğer gelişmesini tamamlayamamış dişi tokluya erken dönem de koç katarsak birtakım mahsurlar ortaya çıkmaktadır.

öncelikle toklu gelişmesini tamamlayamadığından ortaya çıkabilecek olumsuzluklardan daha fazla etkilenir. Bu durumdaki toklu karnındaki yavruyu iyi besleyemez, yavru doğsa bile çok cılız olacağından yaşama gücü düşüktür ve çok yavaş gelişir.

Avrupa'da erken gelişen sütçü ve etçi ırklarda dişi toklular 7-8 aylık iken koça verilebilmekte ve 12-13 aylık iken bunlardan ilk yavru alınabilmektedir.

Yurdumuzdaki yerli ırklarımız ise geç geliştiğinden doğumdan sonraki ikinci aşım döneminde yani 1,5 yaşında koça verilmekte, hayvan 2 yaşında iken ilk yavru alınmaktadır. Aynı şekilde erkek toklularda 1,5 yaşından itibaren ergin koçlara göre daha az yoğunlukta olmak üzere koç katımında kullanılabilmektedirler.

Dişi tokluyu koça vermekte 18 ayı geçirmemelidir.Sürüdeki koyunlar pratikte 6-8 yaşlarına kadar, koçlar ise 4-5 yaşlarına kadar damızlık olarak kullanılabilmektedir.

Sığırlarda Tırnak Sorunu

Doğal yaşam ortamı çayır ve meralar olan sığırların, yoğun yetiştirme
programları gereği yaşamlarının büyük kısmını beton zeminler üzerinde geçirmeye
zorlanmasının topallık ve ayak problemlerinin başta gelen nedeni olduğu ileri
sürülebilir.
Ayak ve tırnak problemleri ile topallıklar genetik (kalıtsal) ve çevresel (dış
etkilerle oluşan) birçok etmenin ayrı ayrı veya birlikte etkisi sonucu ortaya çıkabilir.
Bunların başında:
? Doğuştan olan bazı tırnak bozuklukları.
? Bozuk, aşındırıcı ve kaygan beton zeminlerde yürüme ve uzun süreli ayakta durma.
? Aşırı ıslak, çamurlu, gübre ve idrarla dolu pis ahır içi yollar, yatma yerleri (duraklar)
ve gezinti alanları.
? Yetersiz yataklık kullanımı.
? Stres.
? Toprak ve benzeri yumuşak zeminlerden ani olarak beton zeminlere geçiş.
? Dengesiz beslenme.
? Hayvanların uzun süre ayakta kalması, yeterince yatıp dinlenememesi.
? Rasyonda kaba-kesif yem oranının (60/40 veya 50/50) bozulması ve yoğun yem
ağırlıklı yemlerle aşırı besleme.
? Kaba yemlerin çok ince kıyılmış olarak verilmesi.
? Hayvanın yaşı ve vücut yapısı.
? Laktasyon (süt verim) dönemi.
? Doğum sırasındaki hormonel bazı değişikliklerin neden olduğu yan etkiler.
?Tüm vücut sistemini etkileyen (sistemik) bazı hastalıklar.
?Travmalar ve darbeler.
? Düzenli tırnak bakımı yapılmaması.
? Hatalı tırnak kesimi.
TIRNAK PROBLEMLERİNİN ÜREME ÜZERİNE ETKİSİ
Tırnak problemlerinden dolayı yürüyemeyerek strese giren hayvanlar
yemliklere gidemez, oluşan metabolik stres sonucu kızgınlık döngüsü yavaşlar.
Ayakları ağrıyan hayvanlar ayakta duramayacağından birbirlerinin üzerine atlayamaz,
bu nedenle kızgınlıkların tespiti güçleşir, gebelik başına aşım (tohumlama) sayıları
artar, servis periyodu uzar. Ayak problemi olmayanlara göre daha fazla yumurtalık
kisti oluşur. Sonuçta yavru verimi azalır.ÖNEMLİ BAZI TIRNAK HASTALIKLARI
http://www.bydigi.net/hayvancilik/331164-sigirlarda-tirnak-sorunlari.html#post2364386
Genelde, önceki bölümlerde belirtilen kimi etkilerle oluşan ve sık görülen bazı
tırnak hastalıkları şunlardır:

? Taban Ülserleri : Daha çok tırnak tabanı ile ökçe bölgesinin birleşim yerinde
görülen lezyonlarla ortaya çıkar. Tırnakların dengeli olmayışı, aşırı uzamış tırnaklar,
besleme bozuklukları, stres, beton zeminlerde uzun süre ayakta durma ve kötü tırnak
kesimi başlıca risk faktörüdür.
? Ökçe Erozyonu (Ökçe Çürüğü) : Ökçe bölgesindeki boynuzsu tırnağın düzensiz
aşınması ve oluşan derin yarıklarla ortaya çıkan bir hastalıktır. Duraklarda biriken
gübreler, genel tırnak sağlığı sorunları ve laminitis, hastalığın ortaya çıkmasında
başlıca risk faktörleridir.
? Beyaz Çizgi Hastalığı : Boynuzsu tırnağın ön ve yan duvarının, tırnak
tabanındaki Solea ungulae� ye birleşme yerinde beyaz çizgi olarak görülen hattaki
bağ dokunun zarar görmesi, taş, kum, çakıl v.b. maddelerin buraya sıkışması gibi
nedenlerle apseler oluşması şeklinde görülen bir hastalıktır. Aşırı büyümüş ve
dengesiz tırnaklar, boynuzsu tırnak tabakasının aşırı aşınması, kötü tırnak kesimi,
beslenme bozuklukları, kaygan beton zeminler ve uzun mesafelere yürüme başlıca
risk faktörleridir.
? Ayak Çürüklüğü (Interdigital flegmon) : Genelde arka ayaklarda parmaklar arası
deride ve korona bölgesinde yumuşak dokularda şişkinlik, kızarıklık ve buradaki
kıllardaki dökülmelerle ortaya çıkar. Şişkinlik giderek yayılır ve pis kokulu bir akıntı
ortaya çıkar. Enfeksiyona Fusabacterium necrophorum adlı bir bakterinin neden
olduğu belirtilmekle birlikte iki ayrı bakterinin birlikte etki etmesinin hastalığı
oluşturduğuna dair görüşler de vardır. Bulaşıcıdır. Kısa sürede yayılabilir. Erken
dönemde antibiyotiklerle tedavi edilmezse daha derindeki dokulara yayılma olasılığı
fazladır.
? Interdigital Dermatitis : Tırnaklar arası ve yumuşak ökçe bölgesindeki derinin
epidermis katının enfeksiyöz bir yangısıdır. Hastalığın etkeninin Dichelobacter
nodosus olduğu belirtilmektedir. Bulaşıcıdır. Enfeksiyon ilerleyene kadar ayaklar
şişmez ve ağrı görülmez. Hayvanlar ayakta dururken acıyı hafifletmek için arka
ayaklarını kaldırır ve silkelerler. Nemli ve kirli ahır koşulları ile çinko ve vitamin-A
eksikliklerinin hastalığın önemli nedenlerinden olduğu, ayak çürüklüğüne neden olan
Necrophorus tipi bacterinin de interdigital dermatitis oluşumunu yaratabileceği
bildirilmektedir.
? Digital Dermatitis : Çoğunlukla arka ayaklarda, ökçenin yakınında parmaklar
arası boşluğun birleşim yerinde görülen çok derin olmayan bir dermatittir. Bakteriyel
katılımla oluşan çok faktörlü bir hastalık olduğu belirtilmekle birlikte, hastalığın
etkeninin spirochete denilen spiral şekilli bir bakteri olduğu ileri sürülmektedir.
? Laminitis : Ayak dokularının bulaşıcı olmayan iltihabı olarak adlandırılır. Büyük ve
modern sığırcılık işletmelerinin en önemli sorunlarından biridir. Tırnaktaki hassas
tabakanın herhangi bir etki sonucu iltihaplanması sonucu oluşur. Subklinik ve klinik
formları vardır. Ayak tabanının delinmesi, tırnakların çok kısa kesilmesi sonucu
hassas dokunun enfeksiyona maruz kalması, tırnak kesiminde kullanılan bazı
aletlerin hatalı kullanımı sonucu tırnakta aşırı ısınma, aşırı yoğun yem (fabrika yemi
ve benzerleri) tüketimi, kaba yemlerin çok ince kıyılması, asidoz, aşırı terli iken soğuk
su içilmesi, pnömoni, metrit, mastitis, ciddi sindirim bozuklukları, kan zehirlenmeleri,
alerjik reaksiyonlar, gastrointestinal sistemde üretilen ve kan dolaşımına geçen bazı
endotoksinler (zehirli maddeler), kimi hormonel etkiler ile bilinmeyen diğer bazı
faktörler hastalığın en önemli nedenleri olarak gösterilmektedir.
Kronik problemler ayak kemiğinin (ayağın en alt kısmındaki kemik) aşağı
sarkmasına ve taban ülserlerine yol açar. Kemiğin hassas tabakalar üzerine baskısı
ile 2-4 ay içerisinde ortaya çıkan ezik ve kanamalara neden olur. Laminitisli ayak
ağrır ve dokunulduğunda sıcak olarak hissedilir. Kan damarları tıkanır ve ayak
parmağı atardamarının tırnağın üzerinde inciğin ön ve yan tarafında sert ve ağır
şekilde attığı hissedilir. Hastalık çok ciddi ve sürekli tedavi gerektirir. Korunma çok
daha ekonomiktir.
Belirtilen bu hastalıklar yanında; Tırnak çatlakları, Taban eziği, Eklem iltihabı,
İnterdigital hiperplazi, Verriköz dermatitis ve kimi derin doku hastalıkları da önemli
ayak hastalıklarından olup, herhangi bir ayak problemi ile karşılaşıldığında en kısa
zamanda bu konuda uzman bir veterinere başvurmalıdır.
Unutulmamalıdır ki:
Sağlıklı tırnaklar
?
Mutlu inekler
?
Daha yüksek verim
?
Mutlu sığır yetiştiricileri demektir.
Not: Tırnak kesimi ve ayak banyoları hakkında bilgi için; ETAE� nün 102 ve 103 no�lu
çiftçi broşürlerine bakınız.

"Doğu Anadolu'da küçükbaş hayvan sayısı düşmedi"

Tarım ve Köyişleri Bakanlığı, küçükbaş hayvan sayısının, 11 milyon civarında olduğunu, 2 milyona düşmediğini belirtti.

ANKARA - Tarım ve Köyişleri Bakanlığı, Doğu Anadolu bölgesinde küçük baş hayvan sayısının yakın tarihte 25 milyon olduğu iddialarının gerçeği yansıtmadığını, rakamın, Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) verilerine göre 11 milyon civarında seyrettiğini ve "hiçbir zaman 2 milyona düşmediğini" bildirdi.

Bakanlıktan yapılan açıklamada, bazı basın yayın organlarında yer alan "Doğuda hayvancılık bitti" yönündeki haberlerin gerçeği yansıtmadığı kaydedildi ve konuya ilişkin TÜİK verileri dayanak gösterildi.

Açıklamada, "Yakın tarihte 25 milyon olduğu iddia edilen küçükbaş hayvan sayısının TÜİK tabloları incelendiğinde 11 milyon civarında olduğu ve haberlerde iddia edildiğinin aksine hiçbir zaman 2 milyona düşmediği görülecektir. Ayrıca, et üretiminde fazla bir dalgalanma yaşanmamış, süt üretiminde de iddianın aksine artış meydana gelmiştir" denildi.

Açıklamada yer alan TÜİK verileri şöyle:

Küçükbaş hayvan sayıları (Baş).

Yıllar Doğu Anadolu Türkiye

2002 10.706.029 31.953.800

2003 11.091.958 32.203.214

2004 11.111.627 31.811.092

2005 10.869.715 31.821.789

2006 11.865.564 32.260.206

2007 10.999.611 31.748.651


Kırmızı Et (ton).

Yıllar Doğu Anadolu Türkiye

2002 36.290 420.595

2003 46.087 366.962

2004 35.221 447.154

2005 38.255 409.423

2006 38.108 438.530

2007 45.952 575.622


Süt Üretimi- Büyükbaş, Küçükbaş (ton)

Yıllar Doğu Anadolu Türkiye

2002 1.674.504 8.408.569

2003 2.092.361 10.611.011

2004 2.102.019 10.679.407

2005 2.025.780 11.107.897

2006 2.289.309 11.952.100

2007 2.272.395 12.329.788

 
Uzman bilim adamları ile tarımın teknik bilgi ve doğru uygulamalarını anlatan içerikte bir program.
Fide yetiştiriciliğinin önemli detaylarının ele alındığı bu programda konunun uzmanları ve üreticilerle birlikte değerlendiriliyor.
 
Üretici ve konunun uzmanlarıyla ele alınan hayvanin bakimi sik görülen ve görülebilecek hastalıkları ile ilgili röportaj ve uygulamalarıyla farklı bir bakış açısını sizlere sunuyor.
Hayvancılığın çok büyük bir öneme sahip olduğu ülkemizde üretici ve konunun uzmanlarıyla ele alınan hayvanin bakimi ile ilgili ilginç detaylar bu programda.
 
Ülkemizde gün geçtikçe önemi artan meyve yetiştiriciliği ve bu konuda üreticinin dikkat etmesi gereken püf noktalarının değerlendirildiği bilgilendirme içerikli bu program tarimsu tv farkıyla ekranlarınızda…
Tarımsal bilgilendirmenin yani sıra yöre insaninin anisi, yörenin geçmişi, yemeği, geçim kaynağı gibi konularla belgesel lezzetinde ekranlara aktarılıyor.
 
Meyve ve sebze konusunda çok ciddi yol almış olan ülkemizde, üretici-sanayici ve konunun uzmanlarıyla ele alınan ve meyve-sebze değerlendirme yöntemlerinin enine boyuna değerlendirildiği bu program üreticiye yeni ufuklar açacak….
Son yılların çok önemli bir tarım kolu haline gelen sera yetiştiriciliği ile ilgili değişik üretim teknikleri tarımsu tv farkı ile ekranlarınıza geliyor…
 
Üreticinin verim ve iş gücünü arttıran tarım makinalarının püf noktaları bu programda tüm detayları ile karşınıza geliyor…
Üretici ve konunun uzmanlarıyla her hafta farklı bir ürünle üreticinin bilinçlendirilmesi amaçlanıyor…
 
Dünya ve türkiye’de gelişen tarım haberleri Tarımsu TV ekranlarında izleyicileri ile buluşuyor…
Tarıma 25 yılı aşkın süredir hizmet veren üreticilerin anılarını ,tarım hikayelerini ve genç çiftçilere örnek oluşturacak hayat hikayalerinin anlatıldığı nostalji tadında bu programı sakın kaçırmayın…
 
Dünya’da azalan suyun tarıma olan yansımaları ile sulamada son teknolojilerin ekranlara aktarıldığı bu programda tarımla uğraşan üreticilerimizin aklındaki tüm sorular yanıt buluyor…
Üretici ve konunun uzmanlarıyla ele alınan tarla bitkisinin bakımı, hasadı ile ilgili çok önemli detaylar bu programda izleyicisi ile buluşuyor
 
İl ya da ilçe’nin tarım-hayvancılık-tarih-turizm- yöresel gelenek ve görenekleri-yöresel lezzetleri tanıtıldığı belgesel lezzetindeki bu programı sakın kaçırmayın….
Uzman bilim adamları ile tarımın teknik bilgi ve doğru uygulamalarını anlatan içerikte bir program.